Pazartesi - Cuma 08:30 - 18:00

info@bilson.com.tr

FSM Bulvarı Selin Sit. 75/3

Nilüfer / BURSA

+90 224 452 65 65

+90 530 524 40 41

ULTRASONOGRAFİK GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ

Elastografi

Elastografi, organların ve vücuttaki diğer yapıların sertliğini belirlemeye yardımcı olan yeni bir tıbbi görüntüleme yöntemidir. Başlıca kronik karaciğer hastalıklarının takibinde kullanılmaktadır. Bu amaçla ultrasonografi, manyetik rezonans (MR) ve fibroscan olarak bilinen bir cihazla uygulanabilen elastografi teknikleri vardır. Ultrason elastografinin (sonoelastografi olarak da adlandırılır) ayrıcalığı, ultrasonografi ile incelenebilen tüm dokularda uygulanabilmesidir. Dolayısıyla daha geniş kullanım alanları vardır

KARACİĞER ELASTOGRAFİSİ

Kronik karaciğer hastalıkları (alkole bağlı karaciğer hastalığı, hepatit B, hepatit C vb) kötüye gidiş sergilediklerinde, neredeyse ortak bir seyir izlerler. Artan karaciğer hücre hasarına bağlı olarak hücreler arası maddede aşırı kollajen birikmeye yani fibrozis gelişmeye başlar. Fibrozis zamanla yaygınlaşarak siroz, portal hipertansiyon ve karaciğer yetmezliğine dönüşebilir. Fibrozisten siroza dönüşüm genel olarak yavaş olur. Mümkünse altta yatan nedenin ortadan kaldırılması ve son yıllarda hastalığın erken evresinde uygulanan bazı tedaviler ile hastalığın ilerleyişi durdurulabilmekte ve hatta fibroziste gerileme sağlanabilmektedir. Dolayısıyla fibrozisi erken evrede saptayabilmek son derece önem kazanmıştır. Karaciğer fibrozisini saptama ve derecelendirmede temel referans yöntem karaciğer biyopsisidir. Çoğu hasta için endişe kaynağı olan biyopsi işlemi, hastaların işlemden sonra hastanede gözlem altında tutulmasını gerektiren, kanama ve enfeksiyon gibi riskleri olan pahalı bir işlemdir. Karaciğer elastografisi, fibrozis varlığını ve derecesini belirlemede biyopsiye alternatif, istenilen sıklıkla uygulanabilen  zararsız bir yöntemdir. Aynı zamanda bu yöntem ile biyopsiye oranla çok daha büyük bir karaciğer alanı incelenir.

Tetkik öncesinde en az 4-6 saat boyunca herhangi bir şey yenilmemesi, bu süre içinde kahveden özellikle uzak durulmasını ve sigara kullanılmaması gerekmektedir.

TİROİD NODÜLLERİ ve MEME KİTLELERİNDE ELASTOGRAFİ

Kanser gibi patolojik süreçler etkiledikleri dokuda oluşturdukları fiziksel değişimler ile doku elastikiyetini azaltır, kanserli dokunun sağlıklı dokuya kıyasla sertliğinin artmasına neden olur. Bu etki, kanserin türüne ve biyolojik davranışına bağlı olarak farklılıklar gösterir. Ultrason elastografi ile doku sertliğindeki değişim saptanabilir. Tüm kanser türleri için geçerli olmasa da şüpheli lezyonların artmış doku sertliğinin gösterilmesi tanıya yardımcı olur. Çok sık görülen ve çoğunluğu iyi huylu olan tiroid bezi nodülleri ile meme dokusunda ortaya çıkan kitlelerin ultrasonografi yanı sıra elastografi ile de incelenmesi, kötü huylu olabilecek lezyonların  belirlenmesinde ve biyopsi gereksiniminin ortaya konmasında yaralı bilgiler sağlar.

KAS TENDON ELASTOGRAFİSİ

Elastografi tekniği, kas hastalıklarının ultrasonografi ile araştırılmasında giderek artan oranda kullanılmaktadır.  Tendonların, özellikle de aşil tendonu elastikiyetinin değerlendirilmesinde kullanılır.

 

DİĞER DOKULAR

Boyun kitleleri, lenf nodları, prostat ve testis kitlelerinin elastografi ile değerlendirilmesi mümkündür. Bu dokularda iyi huylu ve kötü huylu lezyonlar arasındaki örtüşmeler yöntemin kullanımı sınırlamaktadır. Yöntemin geliştirilmesi ve ayırıcı kriterlerin iyileştirilmesine yönelik çalışmalar sürmektedir.

GERÇEKLERİ TEKNOLOJİ VE DENEYİM İLE GÖRÜNTÜLÜYORUZ